Bloğuma Hoşgeldiniz İyi Eğlenceler

14/3/2009 - Aşk Hikayeleri

Aşk Ve Ölüm...!

9.SINIF

Şuan dersteyiz.yanımda dünya tatlısı bir kız oturuyor.Yüzüne bakmaya kıyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.o benim en yakın arkadaşım. beni sadece arkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...


10.SINIF

Evdeydim arayıp erkek arkadaşıyla tartıştığını ve bana ihtiyacı olduğunu söyledi.sonra bize geldi.bana sıkı sıkı sarılıp ağladı.Şuan dizimde uyuyor.saçlarını okşayıp ogül yüzünü doya doya seyrettim.ben onu o kadar çok severken o beni sadecearkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...


11.SINIF MEZUNİYET BALOSu

Onunla çocukluktan beri arkadaşız.8. sınıftayken birbirimize söz vermiştik lise sonda mezuniyet balosuna gidecek eşimiz olmazsa beraber gidecektik.beni aradı ve erkek arkadaşının hastalanıp gelemeyeceğini söyledi ve beraber gidebilir miyiz diye sordu. kabul etttimonu evinden aldım.balodaki en güzel kız oydu.bembeyaz elbisesiyle tıpkı bir melek gibiydi..gece boyu dans ettik.kollarımdayken hep aynı şeyi düşündüm onu çok seviyordum .gece sonunda onu evine bıraktım.beni yanağımdan öpüp en iyi arkadaşı olduğumu söyledi.onu gerçekten çok seviyorum.ama o beni arkadaşı olarak görüyor.ona onu sevdiğimi nasıl söylerim. nedenini bilmiyorum ama kenmdimden çok utanıyorum...



Aradan yıllar geçti.. şimdi o canımdan çok sevdiğim meleğimi toprağa veriyorum. özel eşyalarının arasından kara kaplı bir defter çıkmış bana verdiler.okuyup okumamakta kararsızdım.açtım. bu bir günlüktü ve bir sayfasında şöyle yazıyordu...


''Şuan dersteyiz ve yanımda dünya yakışıklısı bir çocuk oturuyor.yüzüne bakmaya doyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.beni arkadaşı olarak görüyor.erkek arkadaşım olduğu yalanını söyleyerek ve sürekli onunla ilgili yalanlar uydurarak yanında olabiliyorum.onu canımdan çok seviyorum.bana bir kerecik SENİ SEVİYORUM deseydi dünyalar benim olurdu...''


Ben bu satırları okurken meleğimi çoktan gömdüler.hıçkırıklarımı tutamıyorumgözümü mezarından alamıyorum.merak etme biriciğim ben de ben de seni çok seviyorum....


liseli kız
Yavaş yavaş tırmanıyordu merdivenleri.Birazdan sağa dönüp sınıfa girecekti.Anlamsız bir güne daha başlıyordu.Kapıdan seyredildi bir sürü liseli.Sınıf aynı sınıf,sıralar aynı sıralar.Değişecek bir şey vardı,o da LİSELİ KIZ'ın ümitleri!!!Bir kaç gün öncesi saklandı gözlerine.Her zaman ki gibi camdan bakıyordu,okulun kapısının çiftlerini ezberlemişti,ne olmuştuda gelmemişti SEVDİĞİ.Oysa her zaman ki gibi söz vermişti.Çıkış zili çaldığında son kez baktı kapıya ama boşunaydı gelmemişti .Her zaman ki gibi neşesinden uzaktı.Ağır ağır inmişti merdivenleri belki işi çıkmıştı,belki geç kalmıştı tesellilerle kendini avuturken mahalleye gelmişti...Fakat o da ne!!!Neydi bu sevdiğinin kapısının önünde ki kalabalık...!!!Neden ağlıyordu herkes bi anlam veremiyordu LİSELİ KIZ...Dayanamadı yolda ağlayan bir çocuğa sordu...Birden elinde ki kitapları yere düştü...Gözleri kararıyordu,bir ağaç fidanı gibi yere yığıldı kaldıkaldı LİSELİ KIZ...Konuşmak istiyordu,birden hıçkırıklarla ağlamaya başladı...Kimse anlam veremiyordu neden ağladığına...SEVDİĞİNE AĞLIYORDU LİSELİ KIZ...Genç yaşta toprak olan sevdiğine ağlıyordu.Sonra okula geldi,sınıf aynı sınıf,sıralar aynı sıralar...Geçti oturdu camın kenarındaki yerine...!!!!O DA NE!!!!SEVDİĞİ KAPIDAYDI VE EL SALLIYORDU...HIZLA KALKTI KIRILAN CAMIN SESİNİ DUYMADI BİLE ,HIZLA BIRAKTI KENDİNİ BOŞLUĞA...Sınıf arkadaşlarıtoplanmıştı başına ağlıyordu.!!!!O İSE CAM KIRIKLARIYLA KANLAR ARASINDA GÜLÜMSÜYORDU!!!!KIRMIZI GELİNLİĞİ GİYMİŞ OKUL KAPISINDA SEVDİĞİYLE''ELELE DURUYORDU LİSELİ KIZZ''!!!!!!Gencecik yaşalrında toprak olan iki sevgilinin gerçek olmuş yaşanmış hikayesidir........

Kalbimin sahibi
Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya
daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere,
kalp nakli için ilân vermişlerdi... Canını feda edecek birini arıyorlardı...
Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı.

Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu...
Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı dökmekten bıkmıştı... Yine de
engel olamadı pınar gibi çağlayan gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına,
fakir ama onu seven sevgilisi... Her gün aynı şeyleri düşünüyor,
anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu...

"Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim var" demişti
delikanlı... Genç kızda zaten başka birşey istemiyordu...Sevgiye muhtaç biri,
sevdiğinin sevgisinden başka ne isteyebilirdi ki... Ama olmamıştı işte,
dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş,
onları ayırmıştı... İşte paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi...
Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi...

Ayrılıklarından bu yana beş bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti...Her günü zehir,
her günü hüsran... Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış, kalbini
kimseyle paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an.. Acaba o neler yapmıştı
bu kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı...
Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı,
bir zamanlar ellerinin, elerini tuttuğunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini
seyrederdi... En çok da saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş,
koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha saplanıyordu.
Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Belki sevdiği yanında olsa,
kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yaşama... Zaten artık ölüm umrunda
değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yaşamanın ölümden ne farkı vardı ki...

Tekrar o geldi aklına... Keşke keşke yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa
yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık...
Gözleri pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez göremeden ölmek
istemiyordu.. Ufak da olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek
istemiyordu... Sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi? Kendi, sevgi dolu kalbini kimseyle
paylaşmayı düşünmemişti bile ama acaba o paylaşmış mıydı? Onun sevgisini
silmiş atmış mıydı acaba kalbinden? İçi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir
ağırlık çöktü. Onu düşündükçe her dakikasının zehir olması artık çok daha
ağır geliyordu genç kıza... Ölmek istedi, artık yaşamak istemiyordu bu dünyada...
Ama sevdiğinden bir hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti.

Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir belki de sevdiği onu unutmuştu.. Bu düşünceler
içinde daldı... Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için bir gönüllü
bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı...
Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden sırılsıklamdı...

O gece biri gözlerini dünyaya kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve
görevini yerine getirmeyen kalbi değiştirilmişti. Bir hafta sonra tekrar gözlerini
açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki bir şeyler eksikti...

Aradan aylar geçmiş genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama içindeki burukluğu bir
türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi eskisinden daha çok sızlıyordu...
Bir kere, bir kere görebilsem diye mırıldandı... Kalbi yine sızlamaya başlamıştı.
Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu
uykusundan uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu...
Genç kız bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmıştı ama
ameliyatı kolay değildi, bir aya kalmadan geçer demişti doktor.

Aylar geçmişti ama hâlâ aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Her gün
onlarla saatlerce dertleşiyor, zaman zaman ağlıyordu onlara.. En çok kan
kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi.
O da genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi
görüyordu genç kız. Ve gülünü sevdiğini ilk gördüğünde ona hediye edeceğine
dair yemin etmişti. Başka türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle...

Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilişti.
Yavaşça eğilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya başladı. Ne
olduğunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardı.
Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup çıktı. Kalbi daha hızlı
atmaya başladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet, onun kokusu vardı.
Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için canını bile verebileceği
sevdiğinin kokusu vardı mektupta... Başı dönmeye başladı. Koltuğuna geçip
oturdu yavaşça... Kağıdı açtı ve elleri titreyerek okumaya başladı.

"Sevgilim, senden ayrıldıktan sonra, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını
bildiğimden dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim... Her
günüm diğerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin daha da artıyordu...

Sana kitapları dolduracak kadar şiirler yazdım. Her biri diğerinden daha da
hüzünlüydü. Yazdım, okudum, ağladım... Her gün yazdım, her gün okudum, senelerce
ağladım... Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece senin yanında
olmayı istedim. Ve her gece sensizliğe lanet ettim, uykuları haram ettim kendime,
sensiz olmanın acısını gözlerimden çıkardım... Ve bir gün her şeyi değiştirecek
bir fırsat çıktı önüme. Bunu fırsatı değerlendirmeyip, kendime haksızlık edemezdim.
Ve değerlendirdim... Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye...
Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık...

Senden çok uzaklardayım belki ama yine de seni görmek için uzaklardan
gelebiliyorum. Hem de her gece...Seni seviyor, seyrediyor ve eğilip sen uyurken
yanağına bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açıp bakıyorsun, geldiğimi
bildiğini sanıyorum ama yine o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Yarın birbirimizi
sevmemizin altıncı senesi... Hep ben geldim şimdiye kadar senin yanına, yarın da
sen gel olur mu sevgilim.. Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettiğim, kalbime iyi bak
olur mu? Çünkü göz yaşlarımla, adını yazdım ona... Seni senden bile çok seven bir
sevgi var kalbinin içinde unutma. Kırmızı gülü de unutma olur mu?
Seni Seviyorum, Yanıma Gelinceye Kadar da Seveceğim...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/11/2007 - Komik Bilmeceler!

Mustafa Denizli ıssız bir adada kalırsa onu kim kurtarır?

Cevap:Mustafa Sandal

 

20.kattan düşen adamın ölmediğine kim inanır?

Cevap:Kadir İnanır

 

Karınca fili görünce ağacın arkasına saklanmış.Neden?

Cevap:File çelme takmak için

 

Fil çelme sonucu düşmüş ve ambulansla hastaneye götürülüyormuş.Bizim karıncada ambulansın peşinden koşuyormuş.Neden?

Cevap:Filin durumuna üzülmüş ona kan vermek için.

 

Dolaptaki iskelet ne anlama gelir?

Cevap:Salağın biri bir zamanlar saklambaç oynamış.

 

Yamyamlar uçağa ne der?

Cevap:Konserve

 

Adamın biri mahkemenin önünden geçiyormuş.İçeriden çatal bıçak sesi geliyormuş.NEDEN?

Cevap:Sanığın hakkını yiyorlarmış.

 

Bunlar çok komik destina12den alıntıdır.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/11/2007 - Grup Hepsi

GÜLÇİN ERGÜL’E SORMUŞLAR:
siz nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
benim rolüm sakar utangaç biri.sosyofobisi olan bir insanım.çok zıt şeyler yapabiliyorum.ama onun içinde bir asosyal yanım var.sosyofobik insanlardan korkmak gibi bir yanım da var.biraz şıpsevdi biriyim.
Diziyle birlikte risk aldığınızı düşünüyormusunuz?
ben hayranlarıma çok güveniyorum.dizi yaparak aldığımız risk daha farklı bir risk;biz dizi yaparak kulvarımızın dışına çıkmış oluyoruz.yüzlerimizin çok görünmesi ve harcanması açısından dolayı bir risk.ama dizinin tutmama riskini düşünmek bile istemiyorum.olumlu düşünmek gerek.
Oyunculukta iddialı mısınız?
kesinlikle iddialı değilim.beni bu konuda iteklediler.oyunculuk dersleri alıyoruz.güzel bir şeyler hazırlıyoruz ve çok çalışıyoruz.

 

 

 

 

 

CEMRE KEMER'E SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
kendi karakterimin renklendirilmiş hali.evin titiz ve sinirli kızını canlandırıyorum.
risk aldığınızı düşündünüz mü?
tabii ki bir risk olduğunu düşündük ama bizi olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum.dizi başlamadan önce oyunculuk dersleri aldık ve çok ciddi çalıştık.oyuncu koçumuzun sözünden dışarı çıkmadık.benim de çok beğendiğim diziler yayından kalktı.ancak bu dizi sektöründe dizinin tutup tutmaması işin iyiliği,kötülüğü ya da oyuncularıyla belli olmuyor.
takip ettiğiniz bir dizi var mı?
var,sıla…Cansu DERE hayranıyım.
müzik mi yoksa oyunculuk mu zor?
müzik bizim asıl işimiz.oyunculukla müziği aynı yere koyamam.müzik benim yaşam tarzım.oyunculuk şu anda ciddi anlamda deneyeceğim ve karşılığını alacağım şey.her zman bizim için müzik daha zor.oyunculukda hiç kolay değilmiş.
olumsuz tepki alırsanız tekrar oyunculuğu düşünürmüsünüz?
çok olumsuz tepkiler alırsam demekki yapamıyormuşum derim.dizi tutmazsa hayal kırıklığı yaşarım üzülürüm.bu işe hepsi grubunun ismini koyduk ve iyi bir şey yapmaya çalışacağız.
şarkıcılıktan oyunculuğa geçmeniz bir dez avantajmı?
öyle birşey yok.biz büyük harfle müzisyeniz,küçük harfle oyuncuyuz.
hayatta en çok neyi yapmak istersiniz?
çok büyük bir ev almak istiyorum.çünkü ben bütün ailemle yaşamak istiyorum.bir de kendi dans okulumu açmak.
hayranlarınızdan nasıl tepkiler geldi?
:arrow:inanılmaz iyi tepkiler aldık.ne zaman dizinin yayınlanacağını soruyorlar.

 

 

 

 

 

YASEMİN YÜRÜK’E SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
kızlar biraz kokoş ben değilim.kendi karakterimi canlandırıyorum.daha çok otomobilllerle ilgileniyorum.arabaları çok seviyorum.biraz alıngan duygusal biriyim.
risk aldığınızı düşünüyormusunuz?
her şey risk.tabiiki dizi risk taşıyabilir ama bir işi iyi yapıyorsanız sonucu da iyi olur.
oyunculuk teklifi daha önce geldimi?
evet daha önce çok dizi teklifi geldi ama biz hiçnirini kabul etmedik.çünkü biz eğitimini almadığımız birşeyi yapmayız diye her zaman söylemişizdir.biz de bunun eğitimini aldık ve bu teklifi kabul ettik.yedi ay ders aldık ve hala eğitimimiz devam ediyor.
oyunculukla ilgili endişeleriniz varmı?
tabii ki endişelerim var ama yapabildiğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.oyuncu koçumuzda bize bu anlamda iyi olduğumuzu söyledi.

 

 

 

 

 

EREN BAKICI’YA SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
dizide kendi ismimizi kullanıyoruz.çünkü insanlar tvde izledikleri kahramanların ismini gerçek sanmalarından dolayı böyle bir şeye karar verildi.kendimi anlatıyorum.benim senaryolaştırılmış hayatım.tamamen gerçek hayatımız değil,esinlenmiş dersek daha doğru olur.kendimi oynuyorum ama biraz abartılmış hali.
hepsi grubunun çıkış hikayesi bu mu?
hepsi grubunun çıkışı değil ama bizim gelişimimiz.dans ve müzk hayatına girişimiz anlatılacak.ama bu gerçek hayatımızla birebir değil.normal hayatımda ben çok iyimser ve çok doğacıyım.yeşili severim sağlıklı beslenirim.arkadaşlarımıda sağlıklı beslensin diye uyarırım.dizide de aynen bu karakterdeyim.
dizinin ekranda tutunabileceğine inanıyormusunuz?
gerçekten bu soruyu kendime çok soruyorum.çok iyi diziler bile bir anda tepetaklak olabiliyor.iyi bir kadroya sahip diziler neden erken bitiyor?bu reytingleri kim belirliyor?nerede bu reyting makineleri diye kendi kendime soruyorum.gerçekten bu konuda hiçbir fikrim yok.inşallah tutar.çok güzel bir hayran kitlemiz var.
diziniz tutmazsa popülaritenizin etkileneceğini düşündünüzmü?
çok büyük bişey kaybedeciğimizi düşünmüyorum.çünkü orada çok zor bir işin altına girdiğimizi düşünüyorum.sonuçta biz oyuncu değiliz.biz bu diziye başlamadan önce oyunculuk eğitimi aldık.oyuncu koçumuz ayçe abana bize ders verdi.çok zor bir karakteri oynamıyoruz.sonuçta biz kendimizi canlandırıyoruz.kendimi canlandırmak için set ortamı ve kamerayı öğreniyoruz.tabii ki ilk bölümlerde insanlardan tepki gelecektir ve bu eleştiriler bizi olumlu etkileyecektir.çünkü ileriki bölümlerde daha iyi olmamızı sağlayacaktır.dizi olmazsa da artık yapacak birşey yok.
en sevdiğiniz oyuncular kimler?
zuhal olcay,sumru yavrucuk..ikisinide çok seviyorum.
hayatta en çok ne yapmak istiyorsunuz?
ben şu anda en çok yapmak istediğim şeyi yapıyorum

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/11/2007 - Ağlama

Ağlama

 

Ağlama Gözlerim

Seni kiminle aldattığını gördün

Sana yaptıklarını düşün

Affetme

Izdırap çeksin

Acı çeksin

Artık hiç bir zaman

Senin sevgini göremesin

Sen sevgini inkar etsende

KALBİN neder ki Bu işe...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/11/2007 - Pandalar

MASKELİ PANDALAR

Dev bir oyuncağa benzeyen bu hayvanları hepiniz görmüşsünüzdür. Bu sevimli hayvanların yalnızca bambu yediğini biliyor muydunuz? Örneğin, yetişkin bir panda günde 15 kilo bambu yer. Bu da senede 6 ton bambu yapar. Bu yüzden günün her saati yemek yerler. Ne kadar oburlar değil mi?

Pandaların çok ilginç bir özelliği vardır. Şimdi kendi elinize bakın. 5 parmağınız var. Ama pandaların fazladan bir tane parmağı daha var.böylece  yiyeceklerini sıkıca kavrıyor ve kolayca yemelerini sağlıyorlar.

Pandalar her zaman soğuk ve ıslak ortamlarda yaşarlar. Bu yüzden yavrularını mağara gibi yerlerde doğururlar. Pandaların, minik ve sevimli bir oyuncağa benzeyen yavruları doğduklarında kör ve dişsizdir. Genellikle eylül ayında doğan yavruların boyları 10 cm'dir ve bu bebek pandalar 142 gram ağırlığındadır. Çok çabuk gelişip büyüyen pandalar, doğduklarında annelerinden 800 kat daha küçüktürler. Daha dokuz aylıkken 27 kilo olurlar. Oysa doğduktan sonra bizim 27 kilo olmamız için en az 6 yıl geçmesi gerekir.

Pandanın diğer bir özelliği de saldırgan olmamasıdır. Tek yaptığı patileriyle ağaçları tırmalamaktır. Bunu da tırnaklarını temizlemek ve törpülemek için yapar. Kaçmak için o kocaman cüssesiyle ağaçlara tırmanır. Panda çok sakin bir hayvandır, uyurken kendisine insanların yaklaştığını fark etse bile rahatını bozmadan uyumaya devam eder. Yani bir gün bir pandayla karşılaşırsanız, bu sevimli hayvanı hiç çekinmeden rahatlıkla sevebilirsiniz.

 

K:altinpaten.blogcu

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Slm ben özge bu benim ilk bloğum size eğlenceler dilerim ben kitap okumak müzik dinlemek ve maceralı herşeyden acayip hoşlanıyorum...Destina12 yani buketle uzun süredir arkadaşız.Onun çoğu kişiye bloğunda yardım ettiğini biliyorum bütün blogculara başarılar diliyorum

Son yazılarım

Aşk Hikayeleri
Komik Bilmeceler!
Grup Hepsi
Ağlama
Pandalar

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

altinlale
yugiandyami
winxandkimpassible
ececik96
gizemliwinx
sihirperisi
baran1996
tatlikopekler
hepsivebenn
destina12
pembeliperi
bestebloom6868
destinadankodlar
ledyeliza
cenkleherseyyy
winxclubveperiler
haticekizce
prensesanastasya10
qissem
dorina11
destinagirl
rihannaelanur
sehitlerimizolmez
seherenes
destina64
elanurkiz
kstseserler
kanaryamfb
xsonbahar